Dribbble ile yıllara yayılan ilişkimiz, bugün WLITZ’in platformun öne çıkan ajansları arasında yer almasıyla yeni bir noktaya ulaşıyor.
Dribbble, tasarım dünyasının uzun zamandır önemli buluşma noktalarından biri. Tasarımcıların ve ajansların çalışmalarını sergilediği bir platform olmanın yanında, bugün dünyanın farklı yerlerinden şirketlerin yaratıcı ekipleri keşfettiği ve projeleri için doğru tasarım partnerleriyle buluştuğu global bir yaratıcı profesyoneller pazaryeri.
WLITZ olarak bizim Dribbble ile ilişkimiz ise stüdyonun kuruluşundan önceye dayanıyor.
Kurucu ortaklar olarak aynı ajansta çalıştığımız dönemde bir yandan freelance projeler yapıyor, işlerimizi Dribbble’da paylaşıyorduk. Platform üzerinden farklı ülkelerden müşterilerle tanışmaya ve yeni projeler almaya başlamamızla birlikte freelance olarak başlayan bu süreç zaman içinde büyüdü. Birlikte daha fazla proje üretmeye başladık ve bu çalışma biçimi, WLITZ’i kurmaya giden yolun önemli parçalarından biri oldu.
Aradan geçen yıllarda WLITZ büyüdü; çalıştığımız markalar, ekibimiz ve projelerimizin ölçeği değişti. Dribbble ise işlerimizi paylaştığımız ve yeni müşterilerle tanıştığımız kanallardan biri olmaya devam etti.
Bugün WLITZ’in Dribbble tarafından güçlü müşteri ilişkileri ve devam eden iş birlikleriyle öne çıkan ajanslar arasında gösterilmesi, bu nedenle bizim için ayrıca anlamlı.
İyi Bir Portfolyo Görünürlükten Fazlasını Sağlıyor
Dribbble’ın bir tasarım stüdyosuna sağladığı en belirgin avantajlardan biri görünürlük. Ancak bizim deneyimimizde platformun asıl etkisi ne kadar kişiye ulaştığımızdan çok, kimlere ulaştığımızla ilgili.
Bir müşteri Dribbble üzerinden WLITZ’i keşfettiğinde genellikle bizimle ilk kez karşılaşmış olsa bile hakkımızda belirli bir fikre sahip oluyor. Daha önce yaptığımız işleri görüyor, hangi alanlarda çalıştığımızı anlıyor ve tasarım yaklaşımımız hakkında ilk izlenimini oluşturuyor.
Bu nedenle Dribbble’da mümkün olduğunca fazla proje yayınlamak yerine, WLITZ’i ve yapmak istediğimiz işleri doğru temsil eden projeleri paylaşmaya çalışıyoruz.
Dijital ürün, UX/UI, marka ve deneyim tasarımı alanındaki çalışmalarımızı sergilerken yalnızca ortaya çıkan görsel sonucu değil, projenin kapsamını ve çözmeye çalıştığımız problemi de aktarmayı önemsiyoruz.
Çünkü iyi bir portfolyo yalnızca geçmişte ne yaptığınızı göstermiyor. Aynı zamanda gelecekte ne tür işler yapmak istediğinizi ve nasıl bir tasarım partneri olduğunuzu da anlatıyor.
Görünürlükten Doğru Müşteriye
Dribbble’ın yıllar içinde geçirdiği dönüşüm de bunu daha önemli hale getirdi.
Platform bugün yalnızca tasarım profesyonellerinin birbirlerinin çalışmalarını takip ettiği bir mecra değil. Şirketler Dribbble üzerinden UI/UX tasarımcılarını ve tasarım ajanslarını keşfedebiliyor, portfolyolarını inceleyebiliyor ve projeleri için uygun ekiplerle iletişime geçebiliyor.
Bu nedenle doğru kurgulanmış bir Dribbble profili bir ajans için yalnızca daha fazla görüntülenme anlamına gelmiyor. Potansiyel müşterilerin ajansı daha iletişime geçmeden tanımasına yardımcı oluyor.
Biz bunun etkisini ilk görüşmelerde sıkça görüyoruz. Dribbble üzerinden bize ulaşan bir müşteri çoğu zaman hangi projemizi gördüğünü, hangi hizmetimizle ilgilendiğini veya neye benzer bir çalışma aradığını bilerek geliyor.
Böylece ilk görüşme “WLITZ ne yapıyor?” sorusundan ziyade müşterinin ihtiyacı ve birlikte ne yapabileceğimiz üzerinden başlayabiliyor.
Bizim için nitelikli bir müşteri adayının farkı da burada ortaya çıkıyor.
İlk Projeden Uzun Süreli İş Birliğine
Doğru müşteriyle karşılaşmanın etkisi yalnızca yeni bir proje kazanmakla sınırlı değil.
Birlikte çalışmaya başladığımızda müşterinin markasını, ürününü, kullanıcılarını ve iş hedeflerini daha yakından tanıyoruz. Müşteri de bizim çalışma biçimimizi, süreçlerimizi ve tasarıma yaklaşımımızı öğreniyor.
İyi bir eşleşme varsa ilk projede oluşan bu ortak dil, sonraki projelerin çok daha sağlam bir zeminde başlamasını sağlıyor. Dribbble üzerinden başlayan bazı müşteri ilişkilerimizin zaman içerisinde farklı projelere ve devam eden iş birliklerine dönüşmesi de platformun bizim için yıllardır değerini korumasının nedenlerinden biri.
Bu açıdan Dribbble’ın bir ajansa sağladığı değeri yalnızca “müşteri bulmak” olarak tanımlamak eksik kalıyor. Bizim için asıl değer, yaptığımız işi doğru şekilde göstererek bizimle çalışmak isteyen doğru müşterilerin WLITZ’i keşfedebilmesini sağlamak.
Dribbble’dan Bugüne
WLITZ’in Dribbble ile ilişkisi freelance çalıştığımız dönemde başladı. Platform üzerinden aldığımız projeler, birlikte çalışma pratiğimizin gelişmesinde ve zaman içerisinde WLITZ’in ortaya çıkmasında rol oynadı.
Bugün ise Dribbble hâlâ işlerimizi paylaştığımız ve dünyanın farklı yerlerinden yeni müşterilerle tanıştığımız kanallardan biri.
Yıllar önce freelance projeler bulduğumuz bir platformda bugün WLITZ olarak, ürettiğimiz işler ve kurduğumuz müşteri ilişkileriyle öne çıkan ajanslardan biri olmak bizim için bu yolculuğun güzel bir devamı.
Yaklaşımımız ise ilk günden bugüne çok değişmedi: iyi işler üretmek, onları doğru şekilde göstermek ve doğru insanlarla çalışmaya devam etmek.
